Çift kavramalı şanzıman meselesini artık kulaktan dolma bilgilerle konuşmayı bırakmamız lazım, sektörün ve mekanik sahanın içinden biri olarak işin fiziksel gerçeklerini masaya yatıralım... özellikle bizim şehir içi dur-kalk trafiğinde bu kuru tip DCT şanzımanlar resmen imtihana dönüştü arkadaş; birinci vitesle ikinci vites arasında o sıkışık trafikte debriyaj kavrama noktası aşırı ısındığı an, termal korumaya geçip balataları kaçırmaya başlıyor, o da yetmezmiş gibi o meşhur silkeleme ve titremeyi direksiyonda buram buram hissediyosun... mekatronik ünitenin içindeki hidrolik basınç düşüklüğü ve solenoid valflerin sıcaklıktan dolayı kaçırması, vites geçişlerindeki o gecikmeyi ve kararsızlığı tetikleyen ana faktör zaten... üreticiler "kuru tip pratik ve seri" diye pazarlıyor ama o yoğun trafikte sol ayağın yokmuş gibi sürekli yarım debriyaj mantığıyla hareket eden o kavrama diskleri balata tozundan ve ısıdan bir süre sonra kavrulup gidiyor... servise gidiyosun "abi adaptasyon yapalım düzelir" diyolar ama o sadece geçici bi makyaj, birkaç bin kilometre sonra aynı titreme geri başlıyo... şanzıman mühendisliği açısından bakarsan kuru kavramaların termal toleransı belli, eğer agresif kullanıyosan veya sürekli dur-kalk trafiğinde kalıyosan o balataları 40-50 bin kilometreye varmadan kucağında bulursun benden söylemesi...