Dört yıl önce ailemizin büyümesi ve hafta sonu gezilerimizin sıklaşması nedeniyle geniş bir araç arayışına girmiştim. O dönem piyasadaki rakiplerini tek tek inceledim. Ancak Hyundai Tucson, sunduğu beş yıllık sınırsız kilometre garantisi ve zengin donanım paketiyle öne çıktı. Özellikle rakiplerinde ek ücretle satılan birçok güvenlik özelliğinin bu araçta standart gelmesi kararımı kesinleştirdi. Tasarımındaki keskin hatlar ve yoldaki heybetli duruşu da görsel açıdan beni cezbetti. Bir diğer önemli sebep ise aracın ikinci el piyasasındaki hareketliliğiydi; değer kaybı yaşamayacağımı bilmek güven verdi. Bu yüksek yapılı aracı alırken hem konforu hem de güvenliği bir arada bulmayı hedeflemiştim ve geçen dört yılın ardından bu tercihimin doğruluğunu her geçen gün daha iyi anlıyorum.
Aracın kalbinde yer alan bir tam altı litrelik turbo beslemeli ünite, bin altı yüz kilogramı aşan bu gövdeyi taşımakta hiç zorlanmıyor. Yüz yetmiş yedi beygirlik güç, özellikle otoyol katılımlarında ve sollama esnasında büyük bir özgüven sağlıyor. Yedi ileri çift kavramalı aktarım mekanizması, vites geçişlerini neredeyse hiç hissettirmiyor. Ancak bu şanzıman türünün doğası gereği, dik yokuşlarda ve çok yoğun dur-kalk trafiğinde biraz dikkatli olunması gerekiyor. Ben bu süreçte manüel modu kullanarak baskı balatayı korumaya özen gösterdim. Motorun çalışma karakteri oldukça sessiz; kabin içinde motor sesini duymak için devir saatini hayli yükseltmeniz gerekiyor. Dört tekerlekten çekiş sistemi ise karlı yollarda ve hafif arazi koşullarında görevini başarıyla yerine getiriyor. Çekişin ihtiyaç anında arka tekerleklere aktarılması virajlarda güvenliği artırıyor.
Bu aracın belki de en çok eleştirilen noktası yakıt tüketimidir. Dürüst olmak gerekirse, turbo benzinli bir motor ve dört çeker bir sistemle ekonomi mucizesi beklemek hata olur. Şehir içi yoğun trafikte, özellikle İstanbul gibi dur-kalkın bitmediği bir yerde on bir ile on iki litre civarında bir tüketimle karşılaşıyorum. Akıcı bir şehir trafiğinde bu değer dokuz litrelere geriliyor. Uzun yolda ise hız sabitleyiciyi yüz on kilometreye ayarladığımda yedi buçuk litreleri görmek mümkün. Eğer ayağınızın altına hakim olamazsanız, yakıt ibresinin hızla düştüğüne şahit olabilirsiniz. Ben dört yıldır bu durumu kabul ederek kullanıyorum. Yakıt masrafı biraz yüksek olsa da sunduğu başarım ve güven hissi bu maliyeti gölgede bırakıyor. Yakıt deposunun hacmi ise uzun yolda yeterli bir menzil sunuyor.
Konfor
İç mekan genişliği konusunda Tucson sınıfının en başarılı örneklerinden biri. Arka koltuklarda diz ve baş mesafesi o kadar geniş ki, üç yetişkin rahatlıkla yolculuk yapabiliyor. Panoramik açılır tavan, kabine inanılmaz bir ferahlık katıyor; içeriye giren ışık miktarı yolculuk kalitesini yukarı taşıyor. Koltukların dolgu malzemesi ve sırt desteği uzun yolculuklarda yorgunluk yaratmıyor. Ön koltuklardaki ısıtma ve soğutma özellikleri mevsim geçişlerinde büyük kolaylık sağlıyor. Süspansiyon sistemi genellikle yumuşak ayarlanmış, bu da bozuk yollardaki darbeleri güzel emmesini sağlıyor. Ancak bu yumuşaklık, çok sert girilen virajlarda gövdenin hafifçe esnemesine neden oluyor. Ses yalıtımı başarılı; yüz yirmi kilometre hıza kadar rüzgar sesi içeriye sızmıyor. Bagaj hacmi ise bir ailenin tüm ihtiyacını karşılayacak seviyede ve temassız açılma özelliği elleriniz doluyken büyük bir yardımcı.
Sorunlar
Geçen dört yıl ve yetmiş bin kilometre boyunca büyük bir mekanik arıza ile karşılaşmadım. Ancak her araçta olabileceği gibi bazı küçük aksaklıklar yaşadım. İlk yılın sonunda ön konsoldan gelen bir tıkırtı sesi (trim sesi) için servise gittim ve basit bir yalıtım uygulamasıyla sorun çözüldü. Multimedya ekranı aşırı sıcak havalarda bir kez donma yaptı, sistemi yeniden başlatınca düzeldi. Bir de silecek suyu motorunda küçük bir sızıntı meydana gelmişti, garanti kapsamında hemen değişim yapıldı. Şanzıman ısınması uyarısını sadece bir kez, çok dik bir rampada uzun süre beklerken aldım; aracı sağa çekip birkaç dakika dinlendirince geçti. Lastik ömrü konusunda ise aracın ağırlığı nedeniyle fabrikasyon lastiklerin biraz çabuk aşındığını söyleyebilirim; kırk bin kilometrede yeni takıma geçmek zorunda kaldım. Genel olarak bakıldığında, düzenli yetkili servis bakımlarıyla aracım hala ilk günkü kondisyonunu koruyor.
Sonuç
Hyundai Tucson, fiyat ve performans dengesi gözetildiğinde bugün hala alınabilecek en mantıklı aile araçlarından biridir. Eğer çok yüksek yakıt maliyetleri sizin için öncelikli sorun değilse, sunduğu konfor, güvenlik ve donanım sizi mutlu edecektir. Dört yılın sonunda hala aracıma binerken keyif alıyorum ve tasarımı hala güncel duruyor. Servis ağının yaygın olması ve parça tedarikinde sorun yaşanmaması büyük bir artı. İkinci el değerinin korunması da kullanıcıyı üzmeyen bir detay. Yeni nesli her ne kadar daha teknolojik olsa da, bu kasanın mekanik hissi ve kullanım kolaylığı benim için hala çok değerli. Eğer geniş, güvenli ve başarım odaklı bir aile aracı arıyorsanız, temiz bir geçmişe sahip Tucson sizi asla pişman etmeyecektir.
Aracın kalbinde yer alan bir tam altı litrelik turbo beslemeli ünite, bin altı yüz kilogramı aşan bu gövdeyi taşımakta hiç zorlanmıyor. Yüz yetmiş yedi beygirlik güç, özellikle otoyol katılımlarında ve sollama esnasında büyük bir özgüven sağlıyor. Yedi ileri çift kavramalı aktarım mekanizması, vites geçişlerini neredeyse hiç hissettirmiyor. Ancak bu şanzıman türünün doğası gereği, dik yokuşlarda ve çok yoğun dur-kalk trafiğinde biraz dikkatli olunması gerekiyor. Ben bu süreçte manüel modu kullanarak baskı balatayı korumaya özen gösterdim. Motorun çalışma karakteri oldukça sessiz; kabin içinde motor sesini duymak için devir saatini hayli yükseltmeniz gerekiyor. Dört tekerlekten çekiş sistemi ise karlı yollarda ve hafif arazi koşullarında görevini başarıyla yerine getiriyor. Çekişin ihtiyaç anında arka tekerleklere aktarılması virajlarda güvenliği artırıyor.
Bu aracın belki de en çok eleştirilen noktası yakıt tüketimidir. Dürüst olmak gerekirse, turbo benzinli bir motor ve dört çeker bir sistemle ekonomi mucizesi beklemek hata olur. Şehir içi yoğun trafikte, özellikle İstanbul gibi dur-kalkın bitmediği bir yerde on bir ile on iki litre civarında bir tüketimle karşılaşıyorum. Akıcı bir şehir trafiğinde bu değer dokuz litrelere geriliyor. Uzun yolda ise hız sabitleyiciyi yüz on kilometreye ayarladığımda yedi buçuk litreleri görmek mümkün. Eğer ayağınızın altına hakim olamazsanız, yakıt ibresinin hızla düştüğüne şahit olabilirsiniz. Ben dört yıldır bu durumu kabul ederek kullanıyorum. Yakıt masrafı biraz yüksek olsa da sunduğu başarım ve güven hissi bu maliyeti gölgede bırakıyor. Yakıt deposunun hacmi ise uzun yolda yeterli bir menzil sunuyor.
Konfor
İç mekan genişliği konusunda Tucson sınıfının en başarılı örneklerinden biri. Arka koltuklarda diz ve baş mesafesi o kadar geniş ki, üç yetişkin rahatlıkla yolculuk yapabiliyor. Panoramik açılır tavan, kabine inanılmaz bir ferahlık katıyor; içeriye giren ışık miktarı yolculuk kalitesini yukarı taşıyor. Koltukların dolgu malzemesi ve sırt desteği uzun yolculuklarda yorgunluk yaratmıyor. Ön koltuklardaki ısıtma ve soğutma özellikleri mevsim geçişlerinde büyük kolaylık sağlıyor. Süspansiyon sistemi genellikle yumuşak ayarlanmış, bu da bozuk yollardaki darbeleri güzel emmesini sağlıyor. Ancak bu yumuşaklık, çok sert girilen virajlarda gövdenin hafifçe esnemesine neden oluyor. Ses yalıtımı başarılı; yüz yirmi kilometre hıza kadar rüzgar sesi içeriye sızmıyor. Bagaj hacmi ise bir ailenin tüm ihtiyacını karşılayacak seviyede ve temassız açılma özelliği elleriniz doluyken büyük bir yardımcı.
Sorunlar
Geçen dört yıl ve yetmiş bin kilometre boyunca büyük bir mekanik arıza ile karşılaşmadım. Ancak her araçta olabileceği gibi bazı küçük aksaklıklar yaşadım. İlk yılın sonunda ön konsoldan gelen bir tıkırtı sesi (trim sesi) için servise gittim ve basit bir yalıtım uygulamasıyla sorun çözüldü. Multimedya ekranı aşırı sıcak havalarda bir kez donma yaptı, sistemi yeniden başlatınca düzeldi. Bir de silecek suyu motorunda küçük bir sızıntı meydana gelmişti, garanti kapsamında hemen değişim yapıldı. Şanzıman ısınması uyarısını sadece bir kez, çok dik bir rampada uzun süre beklerken aldım; aracı sağa çekip birkaç dakika dinlendirince geçti. Lastik ömrü konusunda ise aracın ağırlığı nedeniyle fabrikasyon lastiklerin biraz çabuk aşındığını söyleyebilirim; kırk bin kilometrede yeni takıma geçmek zorunda kaldım. Genel olarak bakıldığında, düzenli yetkili servis bakımlarıyla aracım hala ilk günkü kondisyonunu koruyor.
Sonuç
Hyundai Tucson, fiyat ve performans dengesi gözetildiğinde bugün hala alınabilecek en mantıklı aile araçlarından biridir. Eğer çok yüksek yakıt maliyetleri sizin için öncelikli sorun değilse, sunduğu konfor, güvenlik ve donanım sizi mutlu edecektir. Dört yılın sonunda hala aracıma binerken keyif alıyorum ve tasarımı hala güncel duruyor. Servis ağının yaygın olması ve parça tedarikinde sorun yaşanmaması büyük bir artı. İkinci el değerinin korunması da kullanıcıyı üzmeyen bir detay. Yeni nesli her ne kadar daha teknolojik olsa da, bu kasanın mekanik hissi ve kullanım kolaylığı benim için hala çok değerli. Eğer geniş, güvenli ve başarım odaklı bir aile aracı arıyorsanız, temiz bir geçmişe sahip Tucson sizi asla pişman etmeyecektir.