Selamlar arkadaşlar,
Uzun zamandır aklımda olan, "Acaba?" dediğim ama bir türlü cesaret edip giremediğim o topa sonunda girdim ve GLK defterini açtım. Piyasada çok fazla örneği olmayan, tasarımı yüzünden kimisinin "Aşık oldum", kimisinin de "Bu ne böyle kutu gibi" dediği bu aracı, bir süredir tecrübe eden biri olarak forum ahalisiyle artısını eksisini paylaşmak istedim. Almayı düşünenlere, kafasında soru işareti olanlara rehber olsun.
Neden GLK? Öncelikle şunu söyleyeyim; bu araba Mercedes'in "Baby G-Wagon" yapmaya çalıştığı dönemden kalma. Yuvarlak hatlı, yumurta gibi SUV'lardan sıkıldıysanız ve o eski, maskülen, köşeli hatları arıyorsanız adres burası. Kapıyı açıp koltuğa oturduğunuzda, o kapının kapanma sesi (tokluk hissi) size "Evet, bir tankın içindeyim" dedirtiyor.
Sürüş Hissi ve Konfor Direksiyona geçtiğinizde ilk fark ettiğiniz şey; bu araba yola zamk gibi yapışıyor. 4Matic sistemi gerçekten güven veriyor, özellikle yağmurlu havalarda ve virajlarda o rayda gitme hissini alıyorsunuz. Ancak direksiyon, günümüzün pamuk gibi elektrikli direksiyonlarına göre bir tık ağır. Bu kimisi için yorucu olabilir ama ben o mekanik hissi, yoldan gelen geri bildirimi sevdiğim için beni rahatsız etmedi.
Süspansiyonlar tam Mercedes karakterinde. Ne çok yumuşak yaylanıp sizi deniz tutmuş gibi yapıyor, ne de kütür kütür vuruyor. Darbeleri sönümlemesi çok başarılı. Yalıtım konusunda da bence sınıfının (üretildiği yıl baz alındığında) çok üzerinde. Dizel motorun sesi ısınana kadar biraz geliyor ama yol sesi, rüzgar sesi makul seviyelerde. O dik ön cama rağmen rüzgar sesi beklediğimden az.
İç Mekan ve Kalite İçerisi tanıdık; W204 C Serisi ile kuzen olduğunu hemen belli ediyor. Ama oturma pozisyonu daha dik ve ferah. Trim sesi konusunda takıntılıyımdır, bu araçta beni en çok şaşırtan şey bu oldu: 10 yaşını devirmiş bir araçtan "çıt" sesi gelmez mi? Gelmiyor. Malzeme kalitesi, işçilik gerçekten "Mercedes mühendisliğinin" hakkını veriyor. Tuşların basma hissi, suni de olsa derilerin kondisyonu hala taş gibi.
Motor ve Şanzıman Kaputun altındaki 220 CDI ünite ve 7G-Tronic şanzıman, birbirini tanıyan eski evli çiftler gibi. Belki şanzıman günümüzün ZF'leri kadar ışık hızında değil, biraz daha ağırkanlı ama kararlı ve sarsıntısız. Motorun torku kasayı taşımakta zorlanmıyor. Ara hızlanmalarda gaza oturduğunuzda o güvenli ivmelenmeyi hissediyorsunuz. Yakıt konusuna gelirsek; şehir içi yoğun trafikte 9-10 litreleri görüyor, uzun yolda 6.5-7 litre bandına iniyor. Sürekli 4 çeker ve bu ağırlıkta bir "kutu" için bence makul değerler.
Eksileri Yok mu? Var tabii.
Bagaj: Dışarıdan kocaman görünen arabanın bagajı, bir station wagon kadar derin değil. Aile kalabalıksa biraz tetris oynamanız gerekebilir.
Arka Yaşam Alanı: Şaft tüneli çok yüksek, arkada ortada oturan kişi biraz cezalı gibi hissedebilir.
Multimedya: Orijinal ekran ve sistem günümüz şartlarında artık antika. Ben Bluetooth ile idare ediyorum ama CarPlay/Android Auto arayanlar için retrofit şart.
Sonuç GLK, "herkesin bindiği arabaya binmem" diyenlerin, sağlamlık ve karakter arayanların aracı. Bakımlısını bulursanız, kronik sorunları da (enjektör, 4matic dağıtıcısı vb.) kontrol ettirip alırsanız, sizi sanayide üzmeyen, yolda ise şımartan bir yol arkadaşı olur.
Sorusu olan varsa buralardayım, tekerinize taş değmesin.
Uzun zamandır aklımda olan, "Acaba?" dediğim ama bir türlü cesaret edip giremediğim o topa sonunda girdim ve GLK defterini açtım. Piyasada çok fazla örneği olmayan, tasarımı yüzünden kimisinin "Aşık oldum", kimisinin de "Bu ne böyle kutu gibi" dediği bu aracı, bir süredir tecrübe eden biri olarak forum ahalisiyle artısını eksisini paylaşmak istedim. Almayı düşünenlere, kafasında soru işareti olanlara rehber olsun.
Neden GLK? Öncelikle şunu söyleyeyim; bu araba Mercedes'in "Baby G-Wagon" yapmaya çalıştığı dönemden kalma. Yuvarlak hatlı, yumurta gibi SUV'lardan sıkıldıysanız ve o eski, maskülen, köşeli hatları arıyorsanız adres burası. Kapıyı açıp koltuğa oturduğunuzda, o kapının kapanma sesi (tokluk hissi) size "Evet, bir tankın içindeyim" dedirtiyor.
Sürüş Hissi ve Konfor Direksiyona geçtiğinizde ilk fark ettiğiniz şey; bu araba yola zamk gibi yapışıyor. 4Matic sistemi gerçekten güven veriyor, özellikle yağmurlu havalarda ve virajlarda o rayda gitme hissini alıyorsunuz. Ancak direksiyon, günümüzün pamuk gibi elektrikli direksiyonlarına göre bir tık ağır. Bu kimisi için yorucu olabilir ama ben o mekanik hissi, yoldan gelen geri bildirimi sevdiğim için beni rahatsız etmedi.
Süspansiyonlar tam Mercedes karakterinde. Ne çok yumuşak yaylanıp sizi deniz tutmuş gibi yapıyor, ne de kütür kütür vuruyor. Darbeleri sönümlemesi çok başarılı. Yalıtım konusunda da bence sınıfının (üretildiği yıl baz alındığında) çok üzerinde. Dizel motorun sesi ısınana kadar biraz geliyor ama yol sesi, rüzgar sesi makul seviyelerde. O dik ön cama rağmen rüzgar sesi beklediğimden az.
İç Mekan ve Kalite İçerisi tanıdık; W204 C Serisi ile kuzen olduğunu hemen belli ediyor. Ama oturma pozisyonu daha dik ve ferah. Trim sesi konusunda takıntılıyımdır, bu araçta beni en çok şaşırtan şey bu oldu: 10 yaşını devirmiş bir araçtan "çıt" sesi gelmez mi? Gelmiyor. Malzeme kalitesi, işçilik gerçekten "Mercedes mühendisliğinin" hakkını veriyor. Tuşların basma hissi, suni de olsa derilerin kondisyonu hala taş gibi.
Motor ve Şanzıman Kaputun altındaki 220 CDI ünite ve 7G-Tronic şanzıman, birbirini tanıyan eski evli çiftler gibi. Belki şanzıman günümüzün ZF'leri kadar ışık hızında değil, biraz daha ağırkanlı ama kararlı ve sarsıntısız. Motorun torku kasayı taşımakta zorlanmıyor. Ara hızlanmalarda gaza oturduğunuzda o güvenli ivmelenmeyi hissediyorsunuz. Yakıt konusuna gelirsek; şehir içi yoğun trafikte 9-10 litreleri görüyor, uzun yolda 6.5-7 litre bandına iniyor. Sürekli 4 çeker ve bu ağırlıkta bir "kutu" için bence makul değerler.
Eksileri Yok mu? Var tabii.
Bagaj: Dışarıdan kocaman görünen arabanın bagajı, bir station wagon kadar derin değil. Aile kalabalıksa biraz tetris oynamanız gerekebilir.
Arka Yaşam Alanı: Şaft tüneli çok yüksek, arkada ortada oturan kişi biraz cezalı gibi hissedebilir.
Multimedya: Orijinal ekran ve sistem günümüz şartlarında artık antika. Ben Bluetooth ile idare ediyorum ama CarPlay/Android Auto arayanlar için retrofit şart.
Sonuç GLK, "herkesin bindiği arabaya binmem" diyenlerin, sağlamlık ve karakter arayanların aracı. Bakımlısını bulursanız, kronik sorunları da (enjektör, 4matic dağıtıcısı vb.) kontrol ettirip alırsanız, sizi sanayide üzmeyen, yolda ise şımartan bir yol arkadaşı olur.
Sorusu olan varsa buralardayım, tekerinize taş değmesin.