Nissan Qashqai e-Power gerçek yakıt tüketimi meselesini artık kataloglardaki o masumane fabrika verileriyle geçiştirmeyi bırakalım, işin asfalt üzerindeki fiziksel gerçekleriyle masaya yatıralım.
Bu sistem mantık olarak bildiğin hibritlere benzemiyo; tekerlekleri doğrudan hareket ettiren mekanik bir bağlantı yok, ortada şanzıman derdi yok; 1.5 litrelik turbo benzinli motor sadece bir jeneratör gibi çalışıp elektrik üretiyo, aracı her koşulda yüzde yüz elektrik motoru yürütüyo. Haliyle bu mekanik mimari tüketim karakteristiğini standart benzinli veya klasik hibrit SUV'lerden tamamen ayırıyo:
Şehir İçi ve Dur-Kalk Trafikte: İşte e-Power'ın kral olduğu yer burası; o İstanbul'un veya büyükşehirlerin sıkışık, kilit olmuş trafiğinde benzinli motor zaten sık sık devreye girip aküyü dolduruyor ama reenerjiden elde edilen elektrik o kadar verimli kullanılıyo ki, dur-kalklarda benzinli araçların o ciğeri söken tüketim rakamları burada tarih oluyo. Gerçek kullanıcı testlerinde ve yoğun şehir içi akışında bu alet 4.0 ile 4.5 litre / 100 km arasında bi rakamla akıp gidiyo; yani tonluk bi SUV için bu boyutlarda bir değer, mazotlu araçları bile kıskandıracak düzeyde ekonomik.
Uzun Yol ve Otoyol Kullanımı: İşte zurnanın zırt dediği yer burası, çünkü işin rengi otoyola çıkıp hız sabitleyiciyi 120-130 km/s'e sabitlediğinde tamamen değişiyo. Sabit yüksek hızlarda elektrik motorunu beslemek için 1.5 litrelik benzinli jeneratör neredeyse aralıksız ve yüksek devirde çalışmak zorunda kalıyo; rüzgar direnci ve aerodinamik faktörler de eklenince, o şehir içindeki mucizevi düşük tüketim yukarı tırmanıyo ve uzun yolda ortalama 6.0 - 6.8 litre / 100 km seviyelerine, hatta agresif kullanımda 7 litrenin üzerine çıkabiliyo.
Özetle; güzergahının yüzde yetmişi şehir içi ve yoğun trafikte geçiyosa bu motor sana yakıtı unutturur, devasa bir ekonomi sunar; ama sürekli yüksek hızlarda, otoyol temposunda basıyosan, benzinli bir kompakt SUV'den ne yakıyorsam hemen hemen onu yakıyorum diyeceksin, benden söylemesi.
Bu sistem mantık olarak bildiğin hibritlere benzemiyo; tekerlekleri doğrudan hareket ettiren mekanik bir bağlantı yok, ortada şanzıman derdi yok; 1.5 litrelik turbo benzinli motor sadece bir jeneratör gibi çalışıp elektrik üretiyo, aracı her koşulda yüzde yüz elektrik motoru yürütüyo. Haliyle bu mekanik mimari tüketim karakteristiğini standart benzinli veya klasik hibrit SUV'lerden tamamen ayırıyo:
Şehir İçi ve Dur-Kalk Trafikte: İşte e-Power'ın kral olduğu yer burası; o İstanbul'un veya büyükşehirlerin sıkışık, kilit olmuş trafiğinde benzinli motor zaten sık sık devreye girip aküyü dolduruyor ama reenerjiden elde edilen elektrik o kadar verimli kullanılıyo ki, dur-kalklarda benzinli araçların o ciğeri söken tüketim rakamları burada tarih oluyo. Gerçek kullanıcı testlerinde ve yoğun şehir içi akışında bu alet 4.0 ile 4.5 litre / 100 km arasında bi rakamla akıp gidiyo; yani tonluk bi SUV için bu boyutlarda bir değer, mazotlu araçları bile kıskandıracak düzeyde ekonomik.
Uzun Yol ve Otoyol Kullanımı: İşte zurnanın zırt dediği yer burası, çünkü işin rengi otoyola çıkıp hız sabitleyiciyi 120-130 km/s'e sabitlediğinde tamamen değişiyo. Sabit yüksek hızlarda elektrik motorunu beslemek için 1.5 litrelik benzinli jeneratör neredeyse aralıksız ve yüksek devirde çalışmak zorunda kalıyo; rüzgar direnci ve aerodinamik faktörler de eklenince, o şehir içindeki mucizevi düşük tüketim yukarı tırmanıyo ve uzun yolda ortalama 6.0 - 6.8 litre / 100 km seviyelerine, hatta agresif kullanımda 7 litrenin üzerine çıkabiliyo.
Özetle; güzergahının yüzde yetmişi şehir içi ve yoğun trafikte geçiyosa bu motor sana yakıtı unutturur, devasa bir ekonomi sunar; ama sürekli yüksek hızlarda, otoyol temposunda basıyosan, benzinli bir kompakt SUV'den ne yakıyorsam hemen hemen onu yakıyorum diyeceksin, benden söylemesi.