citroen c3 aircross aslında kompakt bir suv gibi görünse de içine girdiğinde o yüksek sürüş pozisyonu ve ferahlığıyla uzun yolda seni şaşırtacak kadar başarılı bir araçtır herkez bu arabanın şehir içi için üretildiğini sanıyor ama otobana çıktığında işler değişiyor
-süspansiyon konforu ve o meşhur rahatlık
c3 aircross un en büyük kozu süspansiyonlarıdır o bahsettiğim hidrolik yastıklama sistemi sayesinde uzun yolda asfalt üzerindeki o küçük pürüzleri resmen yok ediyor araba sanki yolun üzerindeki kusurları temizleyip gidiyor gibi yani 500 kilometrelik bir yoldan indiğinde belin ağrımıyor ve o meşhur yorgunluk hissi minimuma iniyor
-yüksek sürüş pozisyonunun getirdiği psikolojik rahatlık
araç yola karşı yüksek bir görüş açısı sunuyor bu durum uzun yolda sürüşü hem çok keyifli kılıyor hem de trafik içinde kendini daha hakim hissetmeni sağlıyor geniş ön camı sayesinde etrafı çok rahat izliyorsun bu da uzun yolculuklarda iç mekanın ferah kalmasını ve dar hissetmemeni sağlıyor
-motor performansı ve uzun yoldaki tüketim
c3 aircross daki o 1.2 puretech motorlar veya dizel seçenekler uzun yolda 110-120 km bandında oldukça ekonomik davranıyor herkez motor küçük olduğu için "yokuşta bayılır mı" diye korkuyor ama torku sayesinde devrini aldığında uzun yolda hiç zorlanmadan akıp gidiyor tabii tam yüklü olduğunda biraz daha dikkatli sürmek gerekiyor ama genel olarak gayet yeterli
- kullanıcıların en çok sevdiği ve sevmediği noktalar
kullanıcılar koltukların yapısından çok memnun gerçekten uzun yol için tasarlanmış ergonomik koltukları var ama bazıları yalıtımdan şikayetçi çünkü 120 km hızın üzerine çıkınca o dik tasarımı yüzünden rüzgar sesi içeriye biraz fazla girebiliyor yani bu araba "hız yapayım makas atayım" arabası değil "huzurla gideyim manzarayı izleyeyim" arabası
-süspansiyon konforu ve o meşhur rahatlık
c3 aircross un en büyük kozu süspansiyonlarıdır o bahsettiğim hidrolik yastıklama sistemi sayesinde uzun yolda asfalt üzerindeki o küçük pürüzleri resmen yok ediyor araba sanki yolun üzerindeki kusurları temizleyip gidiyor gibi yani 500 kilometrelik bir yoldan indiğinde belin ağrımıyor ve o meşhur yorgunluk hissi minimuma iniyor
-yüksek sürüş pozisyonunun getirdiği psikolojik rahatlık
araç yola karşı yüksek bir görüş açısı sunuyor bu durum uzun yolda sürüşü hem çok keyifli kılıyor hem de trafik içinde kendini daha hakim hissetmeni sağlıyor geniş ön camı sayesinde etrafı çok rahat izliyorsun bu da uzun yolculuklarda iç mekanın ferah kalmasını ve dar hissetmemeni sağlıyor
-motor performansı ve uzun yoldaki tüketim
c3 aircross daki o 1.2 puretech motorlar veya dizel seçenekler uzun yolda 110-120 km bandında oldukça ekonomik davranıyor herkez motor küçük olduğu için "yokuşta bayılır mı" diye korkuyor ama torku sayesinde devrini aldığında uzun yolda hiç zorlanmadan akıp gidiyor tabii tam yüklü olduğunda biraz daha dikkatli sürmek gerekiyor ama genel olarak gayet yeterli
- kullanıcıların en çok sevdiği ve sevmediği noktalar
kullanıcılar koltukların yapısından çok memnun gerçekten uzun yol için tasarlanmış ergonomik koltukları var ama bazıları yalıtımdan şikayetçi çünkü 120 km hızın üzerine çıkınca o dik tasarımı yüzünden rüzgar sesi içeriye biraz fazla girebiliyor yani bu araba "hız yapayım makas atayım" arabası değil "huzurla gideyim manzarayı izleyeyim" arabası