Honda zr-v modelinin sürüş dinamiklerini ve performans karakteristiğini yalnızca katalog verileriyle geçiştirmek büyük bir haksızlık olur; bu aracı o kompakt suv segmentindeki sıradan rakiplerinden ayıran en temel unsur, e-hev hibrit altyapısının sunduğu o akışkan ve tepkisel sürüş felsefesidir. direksiyona geçtiğiniz anda, aracın altındaki o hibrit mimarinin mühendislik başarısını hemen hissediyorsunuz; şehir içinde veya otoyolda hareket halindeyken, elektrik motorunun o anlık ve sarsıntısız tork üretimi gaza bastığınız milisaniyede yola yansıyor, hantallık hissini tamamen ortadan kaldırıyor.
süspansiyon ve şasi optimizasyonu açısından bakıldığında, zr-v'nin arkasında multi-link (çok nokta bağlantılı) bağımsız süspansiyon sisteminin bulunması, aracın viraj kabiliyetini ve zol yol şartlarındaki stabilitesini adeta sınıf atlatıyor. bozuk yollardan, kasislerden veya çukurlardan geçerken o sert ve rahatsız edici darbeler kabine sızmıyor; yol tutuşu ile konfor dengesi o kadar milimetrik ayarlanmış ki, uzun yolculuklarda ne sürücüyü ne de yolcuları yoran bir huzur hakim. performans tarafında ise 2.0 litrelik Atkinson döngülü benzinli motor ile elektrik motorlarının kombinasyonu, özellikle ara hızlanmalarda (sollamalarda) gücü ayağınızın altında anında hazır tutuyor. tabii ki bu alet safkan bir yarış arabası değil; CVT veya benzeri hantal karakterli şanzımanlardaki o bağırıp gitmeme durumu bu e-hev sisteminde e-CVT sayesinde yok, gaza bastıkça lineer ve kararlı bir şekilde hızlanıyor. özetle; günlük kullanımda konforu elden bırakmayan, virajlarda güven veren ve o hibrit motorun sağladığı esneklikle sürüşü keyfe dönüştüren dinamik bir makine çıkmış ortaya, benden söylemesi.
süspansiyon ve şasi optimizasyonu açısından bakıldığında, zr-v'nin arkasında multi-link (çok nokta bağlantılı) bağımsız süspansiyon sisteminin bulunması, aracın viraj kabiliyetini ve zol yol şartlarındaki stabilitesini adeta sınıf atlatıyor. bozuk yollardan, kasislerden veya çukurlardan geçerken o sert ve rahatsız edici darbeler kabine sızmıyor; yol tutuşu ile konfor dengesi o kadar milimetrik ayarlanmış ki, uzun yolculuklarda ne sürücüyü ne de yolcuları yoran bir huzur hakim. performans tarafında ise 2.0 litrelik Atkinson döngülü benzinli motor ile elektrik motorlarının kombinasyonu, özellikle ara hızlanmalarda (sollamalarda) gücü ayağınızın altında anında hazır tutuyor. tabii ki bu alet safkan bir yarış arabası değil; CVT veya benzeri hantal karakterli şanzımanlardaki o bağırıp gitmeme durumu bu e-hev sisteminde e-CVT sayesinde yok, gaza bastıkça lineer ve kararlı bir şekilde hızlanıyor. özetle; günlük kullanımda konforu elden bırakmayan, virajlarda güven veren ve o hibrit motorun sağladığı esneklikle sürüşü keyfe dönüştüren dinamik bir makine çıkmış ortaya, benden söylemesi.